Bazı şehirler vardır tarih yazar.... Bazıları ise tarihi yeniden yazdırır

Tarih bazen sessizdir. Toprağın altında saklanır, yüzyıllarca bekler. Sonra bir gün, doğru insanlar, doğru vizyon ve doğru iradeyle yeniden gün yüzüne çıkar. İşte bugün Şanlıurfa’da yaşanan tam olarak budur.

Dr. Zekeriya Bingöl  / Kültür ve Turizm Uzmanı Dr. Zekeriya Bingöl / Kültür ve Turizm Uzmanı 28/03/2026 16:07
Bazı şehirler vardır tarih yazar.... Bazıları ise tarihi yeniden yazdırır

Kıymetli okurlarım, bu haftaki yazımda Şanlıurfa’nın son yıllarda kazandığı ivmeyi ve bu yükselişin arkasındaki vizyonu ele almak istiyorum. Tarih bazen sessizdir. Toprağın altında saklanır, yüzyıllarca bekler. Sonra bir gün, doğru insanlar, doğru vizyon ve doğru iradeyle yeniden gün yüzüne çıkar. İşte bugün Şanlıurfa’da yaşanan tam olarak budur.

Göbeklitepe ile başlayan o büyük hikâye, artık yalnızca bir arkeolojik keşif değil; bir medeniyet anlatısıdır. Berlin’de açılan “12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam” sergisine gösterilen yoğun ilgi, aslında dünyanın Şanlıurfa’ya yeniden bakmaya başladığının açık göstergesidir. Bu ilgi tesadüf değildir. Bu, planlı bir vizyonun, kararlı bir yönetimin ve doğru bir tanıtım stratejisinin sonucudur. 10 Şubat başlayan Berlin’deki sergi 19 Temmuz kadar devam edecek ve Göbeklitepe - Taş Tepeler’in binlerce yıllık mirasının uluslararası kamuoyuna tanıtacak.

Şanlıurfayalnızca bir tarih şehri değil, aynı zamanda “Peygamberler Şehri” olarak da anılmaktadır

Şanlıurfa yalnızca bir tarih şehri değil, aynı zamanda “Peygamberler Şehri” olarak da anılmaktadır. Hz. İbrahim’in ateşe atıldığına inanılan Balıklıgöl ve Hz. Eyyüp’ün sabrının simgesi olan makamı, bu toprakların manevi derinliğini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Şanlıurfa, sadece geçmişiyle değil, inanç dünyasındaki yeriyle de eşsiz bir değere sahiptir.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın son dönemde ortaya koyduğu yaklaşım, klasik belediyecilik anlayışının çok ötesine geçmektedir. Artık mesele sadece yol yapmak, altyapı kurmak değil; bir şehrin kimliğini, tarihini ve ruhunu dünyaya anlatabilmektir. Gülpınar tam da bunu yapmaktadır.

Bu mirası dünyaya tanıtmak ise ciddi bir vizyon gerektirir

Göbeklitepe, Karahantepe ve Taş Tepeler yalnızca kazı alanları değildir; bunlar insanlık tarihinin yeniden yazıldığı merkezlerdir. Bu mirası dünyaya tanıtmak ise ciddi bir vizyon gerektirir. Berlin’de açılan sergi, bu vizyonun en somut göstergelerinden biridir. Uluslararası iş birlikleri, kültürel diplomasi hamleleri ve doğru iletişim stratejileriyle Şanlıurfa artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın gündemindedir.

Ancak mesele sadece tanıtım da değildir. Şanlıurfa, aynı zamanda turizmde büyük bir sıçrama eşiğindedir. Balıklıgöl’ün mistik atmosferi, Harran’ın kadim yapısı, Halfeti’nin eşsiz doğası ve Birecik’in Fırat kıyısındaki kendine has dokusu… Tüm bu değerler, doğru yönetildiğinde bir şehri küresel bir cazibe merkezine dönüştürür. Nitekim 2025 yılında milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan şehir, 2026 için rekor hedefi koymuş durumdadır.

Bu başarı kendiliğinden gelmiyor

Burada önemli olan nokta şudur: Bu başarı kendiliğinden gelmemektedir. Şehirlerin kaderi, onları yönetenlerin vizyonuyla şekillenir. Mehmet Kasım Gülpınar’ın ortaya koyduğu yönetim anlayışı; sahada olan, halkla temas kuran, kültürü merkeze alan ve geleceği planlayan bir anlayıştır. Bu da Şanlıurfa’yı sadece bir turizm şehri değil, aynı zamanda bir marka şehir haline getirme yolunda güçlü bir adımdır.

Bir Şanlıurfalı, özellikle de bir Birecikli olarak şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki; Mehmet Kasım Gülpınar’ın ortaya koyduğu vizyon ve şehir için çizdiği yol haritası memnuniyet vericidir. Şehrin değerlerinin farkında olan ve bu değerleri dünyaya taşıma gayreti içinde olan bir yönetim anlayışı, geleceğe dair umutları da güçlendirmektedir.

Çünkü bazı şehirler vardır; tarih yazar. Bazıları ise tarihi yeniden yazdırır

Bugün gelinen noktada Şanlıurfa artık geçmişiyle övünen bir şehir olmanın ötesine geçmiştir; geçmişini geleceğe taşıyan bir şehir haline gelmiştir. İşte asıl başarı da budur.

Eğer bu kararlılık ve vizyon aynı şekilde devam ederse, çok yakın bir gelecekte Şanlıurfa’nın yalnızca Türkiye’de değil, dünya turizm liginde üst sıralarda yer alan şehirlerden biri olduğunu görmek hiç de sürpriz olmayacaktır. Çünkü bazı şehirler vardır; tarih yazar. Bazıları ise tarihi yeniden yazdırır. Şanlıurfa, artık ikinci kategoridedir. 


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.