Bakan Günay'dan, Turizm Aktüel'e özel röportaj...

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Turizm Aktüel Dergisi’ne verdiği röportajda, "Yabancı konuklarımızı, Türkiye’ye, doğal, tarihi ve kültürel mirasımızı yakından tanımaya, dünyanın üç önemli mutfağı arasında sayılan Türk mutfağı lezzetlerini tatmaya ve dünyaca bilinen misafirperverliğimizi yaşamaya davet ediyorum" dedi.

Turizm Aktüel Turizm Aktüel 31/12/2019 23:40
Bakan Günay'dan, Turizm Aktüel'e özel röportaj...

Hasan Arslan

 

Almanya’nın Berlin şehrinde, 10-14 Mart 2010 tarihleri arasında yapılan ITB Berlin Fuarı’nda Türkiye konuk ülkeydi. Turizmde, dünyanın en büyük fuarlarından biri olan ITB Berlin’e konuk ülke olmamızın, bu yıl ve gelecek yıla katkıları nelerdir?

 

ITB Berlin Uluslararası Turizm Borsası yıllar içerisinde dünyanın en önemli turizm fuarından biri haline gelmiş, 160 bin metrekare sergi alanında, 187 ülkeden 12 bin katılımcı ile dünya turizm sektörünün buluşma noktası olmuştur.

Fuar süresince çeşitli etkinliklerl,e Türkiye’nin kültürel zenginlikleri hem fuar içinde hem de fuar dışında tanıtıldı. Düzenlenen paneller, kongreler, söyleşiler, sanatsal ve kültürel etkinliklerin yanı sıra, Berlin’in tarihi kiliselerinden biri olan “Französischer Dom”da Antakya Medeniyetler Korusu konseri ve Avrupa’nın en büyük konser salonu olan O2 World Arena’da “Troya” adlı dans gösterisi ve benzeri etkinliklerle, ülkemizin çok renkli kültürel zenginliğini Alman halkı ile paylaşma imkanına sahip olduk

Almanya turizm aracılığıyla kültürel iletişim içinde olduğumuz ülkelerin başında geliyor. Ticari, sosyal ve ekonomik alanlarda da önemli ortaklarımızdan biri olan Almanya ve ülkemiz arasında uzun yıllara dayanan dostluk ilişkileri her geçen yıl daha da güçleniyor.

Farklı inançları, kültürleri buluşturan ve kaynaştıran, bir arada özgürce yaşamalarını sağlayan bir uygarlığa sahip olan ülkemizin tüm zenginliklerini çağdaş bir sunumla dünya ile paylaşmak noktasında bir gayretin içerisindeyiz.

ITB Fuarı da, bu kapsamda ülkemize yönelik turizm talebinin artmasına önemli katkı sağlıyor. Sektörün en önemli fuarlarından birisi olan ITB’yi,  turizme yönelik çalışmalara güç katan önemli bir buluşma noktası olarak değerlendiriyorum.

 

Rakiplerimiz geçtiğimiz yılı global kriz nedeniyle küçülerek kapatırken, Türkiye  son yıllarda uluslararası platformlarda gerçekleştirilen başarılı tanıtım kampanyalarının meyvelerini aldı ve yılı artıyla kapattık. Türk turizmi 2023 yılında, 50 milyon turist ve 50 milyar döviz girdisi hedefine ulaşabilecek mi?

 

2009 yılı küresel krizin ve salgın hastalıkların etkisinin her alanda hissedildiği, dolayısıyla turizm sektörünün de olumsuz etkilendiği bir yıl oldu. Bunun sonucunda 2009 yılında uluslararası turist hareketleri % 4’lük bir daralmayla 880 milyon kişi oldu. Avrupa ise, bu yılı % 6’lık bir düşüşle kapattı. Ülkemiz  turist sayısında bu yıl artış yaşayan nadir ülkelerden. Dünyanın önde gelen on turizm ülkesi içinde 2009 yılını artı ile kapatan tek ülke Türkiye. Bakanlık olarak belirlemiş olduğumuz strateji ve politikalar çerçevesinde turizm hedeflerimize ulaşmak için sektörle birlikte yoğun bir çaba içindeyiz.

 

2009 YILINI ARTI İLE KAPATAN TEK ÜLKE TÜRKİYE

 

Ayrıca; Bakanlık olarak dünyadaki gelişmeleri ve yeni eğilimleri takip ederek ülkemizin sahip olduğu potansiyeli, farklı talepleri karşılayacak şekilde harekete geçirmeye çalışıyoruz. Turizm etkinliklerini tüm yıla yaymak amacıyla yeni turizm türlerinin ortaya çıkarılması konusunda sektörle işbirliği yapıyoruz. Faaliyetlerimizi gerçekleştirirken çevreye saygılı, kaliteli ve sürdürülebilir turizm anlayışını her zaman temel ilke olarak benimsiyoruz. Sahip olduğumuz değerleri koruma-kullanma dengesi içinde tüm dünya ile paylaşmayı hedefliyoruz.

 

Dünya turizm liginde 7. sırada olan Türk turizminin hedefi ilk 5 arasına girebilmek. Dünya turizminde ilk 5 ülke arasına önümüzdeki kaç yıl içerisinde girebiliriz? İlk 5 ülke arasına girdikten sonra sürdürülebilirliğin sağlanması için neler yapılması gerekir?

 

Zengin bir turizm potansiyeline sahip ülkemizde turizm sektörü kaydettiği gelişmelerle ciddi bir gelişim noktasında. Bugün Türkiye; Asya ve Avrupa kıtalarının kesişme noktasındaki ayrıcalıklı konumu, binlerce yıllık tarihsel, kültürel ve doğal zenginlikleri, zengin ürün çeşidi ile dünya turizminde rakip ülkelerle rekabet üstünlüğü sağlayacak özelliklere sahip. Bu zenginlikleriyle ülkemiz, farklı turizm etkinliklerinin gerçekleşmesi konusunda insanlara yeni fırsatlar sunmakta, bu kapsamda; kış, sağlık, inanç, termal, kongre ve iş turizmi gibi alanlar da büyük bir avantaj oluşturmaktadır.

Bakanlığımız tüm bunların yanı sıra turizm sektörünün sürdürülebilir bir gelişme içerisinde büyümesini sağlayarak, turizmin iç bölgelere yönlendirilmesini ve yerel-bölgesel kalkınmada güçlü bir araç olarak kullanılmasını amaçlıyor.

Yeni yatırım alanları oluşturarak, ürün çeşitliliğini artırarak ve nitelikleri yükselterek, 2023 yılına kadar dünyanın en önemli 5 varış noktası arasında yerini almış bir Türkiye hedefliyoruz.

Deniz, kum ve güneş turizminin yanı sıra tarihi ve kültürel değerlerimizi de insanlığın hizmetine sunmak ve turizmin çeşitliliğini çoğaltarak özellikle kültür ve termal alanlarında bir atılımın gerçekleştirilmesine öncelik vermekteyiz.

Bu doğrultuda, ülkemizin turizmin en iyileri arasında yer alması için gereken tüm çalışmaları büyük bir gayretle yürütmekteyiz. 2009 yılını artı ile kapatmamız da bunun en güzel göstergesi. İlk 5 ülke arasına girebilmek başlıca hedeflerimiz arasında ve bu hedefe ulaşmamız öncelikle sektördeki tüm kurum ve kuruluşların işbirliği halinde çalışmasıyla mümkün.

2023 TURİZM STRATEJİSİNİ GELİŞTİRDİK

Bu hedefe ulaşmak amacıyla da 2023 Turizm Stratejisini geliştirdik.  Kamu ve özel sektörün işbirliğini gündeme getiren ve stratejik planlama çalışmalarının yönetim ve uygulamasına yönelik açılımlar sağlamasını hedefleyen bir çalışma. Söz konusu strateji,  bölgesel destinasyonlar oluşturma, turizmi çeşitlendirme, ulaşım bağlantılarını güçlendirme ilkelerini barındırıyor.

Bu doğrultuda, Türkiye Turizm Stratejisi ve Eylem Planı ile üretim, yönetim ve uygulama süreçlerinde sektörün önüne bir yol haritası konularak yönlendirilmesi temel amaç olarak kabul edildi. Bu yaklaşım, çalışmanın bölgesel, yönlendirici ve dinamik bir çerçevede geliştirilmesini olanaklı kılıyor. Bu belge ile ülke turizminin ele alacağı sorunlar, bu sorunların çözümünde sorumlu tüm kuruluşlar ve bunların rolleri açıklığa kavuşturuluyor.

 

Her iki planda da ülkemizin dünya turizm destinasyonlarında sürdürülebilir bir marka haline gelmesi ve vizyonu geniş, istikrarlı bir turizm politikası benimseyerek dünya turizm endüstrisinde lider ülke konumunda yer alması amaçlanıyor.

 

Bu hedefleri gerçekleştirmek için de ülkemizin doğal, kültürel, tarihi ve coğrafi değerlerinden koruma ve kullanma dengesi içinde yararlanmayı ve alternatif turizm türlerinden öncelikli olarak,  sağlık ve termal, kültür, kış, golf, eko, yayla, kongre ve fuar turizminin geliştirilerek sezonun bütün bir yıla yayılmasını sağlamayı, ülkemizin turizmden alacağı payı artırmayı amaçlıyoruz.

 

Siz bir yabancı olsaydınız, Türkiye’nin nesi size kendisine çekerdi?

 

Türkiye, turist profiline bakıldığı zaman deniz-kum-güneş turizmiyle ağırlık kazanan bir ülke konumunda. Ancak ülkemiz binlerce yıllık kültür birikimi ve her talebe cevap verebilecek alternatif turizm çeşitleriyle sadece deniz-kum-güneşle sınırlanamayacak kadar önemli bir turizm ülkesi.

 

Türkiye farklı kültürleri barındıran ve tarihten izler taşıyan coğrafyasıyla yabancı ziyaretçilerimize farklı alternatifler sunma noktasında çok özel bir ülke.  Ayrıca Türk mutfağı yabancı ziyaretçilerin ülkemizi tercih etmelerinde etken diğer bir unsur.

 

2009 YILINDA 30 MİLYANA YAKIN MİSAFİR AĞIRLADIK

2009 yılında ülkemizde 27 milyonu aşkın ziyaretçi ağırladık. Alman misafirlerimizin bu rakamdaki payı tartışılmaz. Onların ve diğer misafirlerimizin ülkemizden mutlu ayrılmaları için hizmet kalitemizi korumaya ve artırmaya çalışıyoruz. Deniz-kum-güneşin yanında alternatif turizm olanaklarımız ve eşsiz doğal güzelliklerimizle konuklarımıza unutulmaz tatil deneyimleri yaşatmak konusunda iddialıyız.

 

Yine siz bir yabancı olsaydınız, Türkiye’de ilk nereyi ya da nereleri görmek isterdiniz?

 

Türkiye’ye gelen turistlerin önemli bir kısmı Batı ve Güneybatı’daki deniz kıyılarını tercih ediyor. Oysaki ülkemizin yabancı ziyaretçilere gösterebileceği çok önemli tarihi zenginlikleri, yemek tatları, sivil mimari örnekleri ve engin arkeolojik zenginlikleri mevcut. İstanbul’dan Diyarbakır’a, Şanlıurfa’dan Trabzon’a, Nevşehir’den Mardin’e ve Gaziantep’e kadar saymakla bitiremeyeceğimiz zenginliklerimiz var. Ülkemizi dünya turizminin önemli kültür merkezlerinden birisi konumuna getirecek potansiyele sahibiz.

 

 

2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul, çok önemli bir misyon üstlendi ve çok önemli bir kimlik taşıyor artık. Bu bağlamda, İstanbul bu yıl dünyaya nasıl bir görüntü sunacak?

 

Doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle İstanbul her yıl dünyanın dört bir yanından milyonlarca ziyaretçiyi misafir etmekte.  Bakanlığımız;  İstanbul’u tüm dünyada tanınan bir marka haline getirmek amacıyla ayrı bir destinasyon olarak ele alıyor.  İstanbul’un, 2010 Avrupa Kültür Başkentleri arasına seçilmesiyle, üç imparatorluğa başkentlik, üç semavi dine ev sahipliği yapmış bu eşsiz şehrin, tarih, kültür ve inançların beşiği olduğu imajı daha da güçlendi.

 

İstanbul tarihi bir fırsat yakaladı. Biz de bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirerek, İstanbul’u ve ülkemizi tüm dünyaya yeniden anlatma şansı bulduk. İstanbul’un Avrupa Kültür Başkentliği sürecini, bu zengin kültürün tüm dünyaya tanıtılmasına hizmet eden önemli bir basamak olarak değerlendiriyorum.

 

İSTANBUL TARİHİ BİR FIRSAT YAKALADI

2010 projesi, “İstanbul’u daha iyi tanıtma, koruma ve yaşatma konusunda sorumluluğum var” diyen tüm toplum kesimlerinin dahil olduğu çoğulcu bir proje.  Çalışmalarımızı, İstanbul’un geleceğine katkı sağlayacak sürdürülebilir projeler geliştirerek; kentin tarihi mirasını ve kültürel değerlerini geleceğe taşımak, kültür-sanat altyapısını geliştirmek, İstanbulluların yaşam kalitesini kültür-sanat odağında yükseltmek hedefiyle sürdürdük.

 

Bu çerçevede, Bakanlık olarak, İstanbul'un kültürüne sahip çıkarak,  İstanbul’un tarihi dokusunu çirkin yapılardan arındırmaya çalıştık. Özellikle,  Topkapı Sarayı çevresi ve Sur-i Sultani master planı çalışmalarıyla, Bizans, Roma, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminden kalan birbirinden değerli kültürel varlığı restore ederek hayata katmak, tüm dünyaya iftiharla sunabilmek için gayret ettik.

 

Amacımız, İstanbul’un ortak yaşam kültürünün yeniden üretildiği, tarihi ve kültürünün korunduğu, gelecek vizyonunu kaybetmeyen bir kent olduğunu tüm dünyaya göstermekti.  Yakın bir gelecekte, bu önemli projenin de katkısıyla İstanbul`u ziyaret etmenin dünyada bir prestij konusu olacağına yürekten inanıyorum.

 

Turizm anlık olaylardan bile çabuk etkileniyor. O yüzden uzun vadeli turizm öngörüleri yapmak çok zor. Ama yine de sormak istiyorum: En azından beş yıl sonra Türkiye, dünya turizminin neresinde olacak?

 

Ülkemiz dünya turizminin en iyileri arasındaki yerini çok kısa bir sürede aldı.  Sektörün geçmiş yıllardaki yükselişi de dikkate alındığında çok yakın bir gelecekte, Türk turizmi çok daha büyük başarılara imza atacaktır.

 

Son olarak Türkiye’ye gelmek isteyen turistlere ne gibi bir mesajınız olabilir?

Türkiye coğrafi konumu ve tarihi geçmişi nedeniyle hem batı hem de doğu kültürüyle harmanlanmış, her iki kültürün unsurlarını içinde barındıran bir ülke. Bizler de tarih öncesi çağdan bugüne kadar hangi dinin, hangi inancın, hangi kültürün ayak izleri olduğuna bakmaksızın Anadolu topraklarında ne varsa, hepsini insanlığın ortak ayak izleri ve zenginlikleri sayarak sahiplenmeye ve dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz.

 

Coğrafi koşulların etkisi, tatilcilere farklı tatil aktivitelerini bir arada yapma fırsatı sunuyor. Bunun yanı sıra, Türkiye’de her gelir grubundan turiste hitap edecek çeşitli konaklama ve tatil seçenekleri var. Tarihi doku ve kültürel yapının zenginliği, doğal güzellikler, Türk insanının konukseverliği, ana pazarlara olan yakınlık, turizm çeşitliliği, alış-veriş imkanları ve Türk mutfağının zenginliği ülkemizin tercih edilmesinde en önemli etken.

 

TÜRKİYE’DE SINIRSIZ BİR MİSAFİRPERVERLİK VAR

Ülkemizde deniz, kum, güneş ve güzel sahillerin yanı sıra keşfedilmeyi bekleyen büyük bir kültür ve tarih zenginliği, Osmanlıdan bugüne eşsiz bir mutfak ve sınırsız bir misafirperverlik var.

Dostlarımıza, Türkiye’nin Dünyanın Yedi Harikası’ndan ikisine ve UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan dokuz eşsiz alana sahip olduğunu özellikle belirtmek isterim. Farlı iklim özelliklerine sahip coğrafi bölgelere sahip Türkiye aynı zamanda doğal çekim öğeleri açısından da çok zengin.

 

Alışveriş ise bütün yaş gruplarının Türkiye’de büyük keyif alacağı bir deneyim. Tasarım, kullanılan malzeme ve işçilik açısından üst düzey kalitedeki tekstil ve deri ürünleri yanında altın ve gümüş takılar, el dokuması kumaşlar, halılar, geleneksel el sanatları örnekleri dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen ziyaretçilerimizin beğenisine sunuluyor.

 

Yabancı konuklarımızı, Türkiye’ye, doğal, tarihi ve kültürel mirasımızı yakından tanımaya, dünyanın üç önemli mutfağı arasında sayılan Türk mutfağı lezzetlerini tatmaya ve dünyaca bilinen misafirperverliğimizi yaşamaya davet ediyorum.

 

 

 

 

 

 

 


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.