Bakan Ersoy: Yurt dışından rezervasyon akışı, ciddi oranda hızlandı

Türkiye’nin “istikrar adası” konumunu koruduğunu vurgulayan Ersoy, savaş ortamına rağmen yurt dışı rezervasyonlarında yeniden hareketliliğin başladığını söyledi.

18/05/2026 01:42
Bakan Ersoy: Yurt dışından rezervasyon akışı, ciddi oranda hızlandı

Türkiye’nin turizmde krizlere karşı dayanıklı bir yapı oluşturmayı hedeflediğini belirten Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile birlikte tanıtım faaliyetlerinin güçlendirildiğini, ürün ve destinasyon çeşitliliğinin artırıldığını ifade etti.

Türkiye’nin “istikrar adası” konumunu koruduğunu vurgulayan Ersoy, savaş ortamına rağmen yurt dışı rezervasyonlarında yeniden hareketliliğin başladığını söyledi. CNN Türk'te yer alan habere göre, Kültür Yolu Festivalleri’nin şehir ekonomilerine katkısına dikkat çeken Bakan Ersoy, Formula 1 organizasyonu, halk plajı projeleri, kültür varlıklarının iadesi ve uluslararası tanıtım çalışmalarıyla Türkiye’nin küresel turizmde daha güçlü bir konuma taşındığını belirtti.

“Hedef, sektörü krizlere karşı dayanıklı hale getirmek”

Bakan Ersoy açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:

"Bu coğrafya çok güzel bir coğrafya. Geçmişte de krizler vardı, günümüzde de krizler var ve maalesef gelecekte de krizler olacak. O yüzden biz 2018’de turizm strateji değişikliğine giderken, öncelikle hedefimiz sektörümüzü krizlere bağışıklı hale getirmekti… Bu bağlamda 2019 yılında Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA)’nı kurduk.

Burada amaç istikrarlı, yoğun tanıtım yapabilmek, ardından ürün çeşitliliğine gitmekti. Eskiden turizmde deniz, kum ve güneş ön plandayken, bugün çok daha geniş bir yelpazeden söz ediyoruz. Yüz ürünümüz var ama altmış tanesini ön plana çıkarıp vurguluyoruz, çok yoğun ürün çeşitliliği yapıyoruz. On iki aylık kazı programları, Geleceğe Miras projesi bu nedenle hayata geçirildi. Kültürel miras alanında Türkiye'nin rakipsiz bir hazinesi var.

“Gastronomiyi turizm stratejisinin merkezine yerleştirdik”

Eskiden gastronomiye turizmin tamamlayıcı bir unsuru olarak bakılırdı; ancak bugün artık turizm stratejimizin merkezinde yer alan temel bir bileşen haline geldi. TGA ile birlikte, Türk Hava Yolları gibi güçlü bir stratejik ortağa sahibiz. 350 noktaya direkt uçuş sağlayarak küresel erişimimizi genişletiyor. Yeni stratejimizle kaynak ve destinasyon çeşitliliğini de artırdık. THY’nin uçtuğu her nokta artık bizim için potansiyel bir hedef destinasyonu.

“Krizlere dayanıklı ve ‘istikrar adası’ Türkiye”

Eskiden altı yedi pazardan ziyaretçi alıyorduk. Şimdi 200’e yakın ülkede çok yoğun tanıtım yapan, kırmızı bayrağın üstü her noktadan ziyaretçi getiren bir ülke haline geldik. Krizlere karşı olan bağışıklığımız arttı. Savaşın kazananı olmaz, savaşta kaybetmedim diyen de olmaz. Herkesin savaş noktasına olan uzaklığı, savaşta almış olduğu pozisyona göre etkileşimleri oluyor. 

Türkiye'nin İstikrar Adası olması için yaptığı şey şu: Bir savaşa girmemek için güçlü olmanız gerekiyor, güçlü değilseniz zaten bir şekilde sizi savaşa dahil ediyorlar. O açıdan Türkiye'nin savunma sanayinde yaptığı yatırımlar çok çok önemli.

“Yurt dışından rezervasyon akışı, ciddi oranda hızlandı”

Yurt dışından rezervasyon akışı, savaşın ilk günlerindeki seviyede değil; ciddi oranda hızlanmış durumda. Hatta bazı günlerde geçen yılın rakamları da yakalanmaya başlandı. Bu sürecin tamamen normale dönmesi ise nihai ateşkesin sağlanmasına bağlı. Ancak ateşkes henüz sağlanmamış olsa da, biz konaklama sektöründe bu yıl erken rezervasyon kampanyalarını nisan ve mayıs aylarına kadar sürdürme kararı almıştık. Savaşın etkisiyle bu süreç biraz daha uzadı. Şu anda rezervasyon akışı bazı günlerde geçen yılki seviyeleri yakalamaya başladı.

“Tanıtım ve etkileşimi iki katına çıkardık, stratejimizi değiştirdik”

İlk çeyrek turizm verilerini açıkladık ve yüzde 4,2’lik bir büyüme yakaladık. Eğer savaş 28 Şubat’ta başlamamış olsaydı, bu rakam çok daha yüksek seviyelere ulaşabilirdi. Ülkemiz, olumsuzlukları mart ayı itibarıyla hissetmeye başladı. İkinci çeyrek ise savaşın etkilerinin daha yoğun hissedileceği bir dönem olacak.

Buna rağmen savaşın başladığı ilk andan itibaren Türkiye, tüm hedef destinasyonlarında tanıtım yoğunluğunu ve etkileşimini iki katına çıkardı. Olumsuz etkilenen ya da büyüme potansiyeli görülen her pazarda çok yoğun tanıtım faaliyetleri yürütüyoruz. Ülke bazında farklı yöntemler kullanıyoruz; strateji değişikliğine gidiyoruz, çünkü her pazarın öncelikli tercih sebepleri farklılık gösteriyor. Bu nedenle farklı ürünlerle ve farklı iş birlikleriyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Haftalık bazda yol haritaları belirleniyor

Öncelikli hedefimiz, ikinci çeyrekte bu süreçten en az şekilde etkilenmek ve yakın bir tarihte nihai ve kalıcı bir barış sağlanırsa hızlı bir toparlanma ve çıkış yakalayabilmek. Bu doğrultuda gerekli tüm çalışmaları sektörümüzle birlikte düzenli toplantılar yaparak gerçekleştiriyoruz. Uluslararası tur operatörleri ve havayollarıyla da çok yoğun görüşmeler yürütüyoruz. Süreci hafta hafta takip ediyoruz.

Başlangıçta dünya genelinde bir olumsuzluk ve endişe oluştu. Ancak sonrasında aşağı yönlü eğilim yerini yeniden yukarı yönlü bir harekete bırakmaya başladı. Günlük rezervasyonların tekrar savaş öncesi seviyelere yaklaşacağını öngörüyoruz. Şu anda haftalık bazda yol haritaları belirleyerek sektörle birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz."

Paylaş:

Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.