BAHARI GETİREN BINCHE KARNAVALI...

Adil Çulhaoğlu 31/12/2019 23:40

Yazıma Hürriyet Gazetesinde çıkan bir araştırmanın sonuçlarını değerlendirerek başlamak ve Festivallerin kaynağı olan Avrupa ülkelerinden bir festivali paylaşmak istiyorum.  Araştırmaya göre Yaz aylarına girilmesiyle birlikte birbirinden ünlü yıldızları ağırlayacak olan Konser ve festivalleri yaz boyunca 2.2 milyon lise ve üniversite öğrencisi takip edecek. Öğrenciler, bu süre boyunca 350 milyon liralık harcama yapacak. Ankara’da Alış-veriş Festivalinin de eğlence ağırlıklı bir nitelik kazanması festival anlayışındaki farklılıktan doğuyor.

Avrupa Festivallerinin en önemli özelliği yörede yaşayanlara mal olmuş asırlara uzanan geleneksel yapılarıdır. Bu yapılanma içinde yörede hedefi yörenin yöresel, özgün değerlerini ön plana çıkarmaktır. Fasching, Brezilya Karnavalı, Venedik Karnavalı her yıl aynı günde başlayan özellikleri ile dünya çapında isim yapmış festivallere örnek teşkil ediyor. Kentlerin marka taşıyan değerlerinin, halktan gelen sunumlarla ortaya konması bir başka önemli fark olsa gerek.

Gelelim Belçika’daki geleneksel BINCHE Karnavalı’na.
Hava soğuk mu soğuk ,ayaz var, insanlar sıkı giyinmiş .Hava tahmin raporları eksi 10’lardan dem vuruyor…Müzisyenler eşliğinde ayaklarını yere sert sert vurarak yürüyüşler, ritmik dansları, rengarenk giysileri ,yüzlerini kapatan maskları…Ellerindeki süpürge çalısının dallarından bir demeti sallayarak soğuk rüzgarı uzaklaştırmaları ,sabo adını verdikleri tahta ayakkabılarıyla yeri inletip kış uykusundaki baharı uyandırıp, güneşli günlerle beraber, doğanın uyanmasını sağlamak ve bunun için 6 hafta süren provalardan sonra bir salı günü güneşi simgeleyen portakalların atılması..

Belçika’ya gelişimin ilk günlerinde çeşitli şehirlerde Pazar günleri, Davul, trampet eşliğinde elinde bir asa ile yürüyen birinin eşliğinde dans ederek ilerleyen gruplarla karşılaştığımda yıllardır televizyonlarda gördüğüm Brezilya karnavallarını anımsadım.

Belçika’da yaşayan dostlar karnavalın en ünlüsünün Binche şehrinde organize edildiğini söyleyince bir Pazar yola koyuldum. Şehre arabayla girmek mümkün değildi. Herkesi şehir girişinde park edip, kalabalığı takip ederek ilerliyordu. Ben de onları takip edip şehir meydanına doğru yürümeye başladım. Meydana giden ana yol trafiğe kapatılmıştı. Kimisi karnaval giysili, kimisi benim gibi kalın paltosunun sarılarak soğuktan korunmaya çalışıyordu. Her sokaktan caddeye farklı giysilerle dans eden gruplar çıkıyor. Kalabalığın arttığını görünce, meydana yaklaştığımı düşünündüm ama ilerlemek gittikçe zorlaşıyordu. Bir ara bir kahve molası vermek istedim, ama kafeteryanın birine yönelince vazgeçtim hemen. İçeri girmek bir yana, kapısına yaklaşamadım kalabalıktan. Vazgeçip,  yürümeye devam ediyorum. Nihayette cep telefonuyla kalabalığın arasında buluşuyoruz rehberliğimi yapacak doğma büyüme Binche’li Çağlar’la.


Turizm okuduğunu söylüyor Çağlar, bir yandan fotoğraf çekiyorum, bir yandan yürümeye devam ediyoruz. Belediye alanına vardığımızda Turizm Danışma Bürosunun önünde duruyoruz. Grupların önünde yürüyen liderlere ‘Gilly’ dendiğini söylüyor Çağlar. Karnavalın ana karakteristikleri olduğunu, baş davul, trampet ve nefesli sazlardan oluşan orkestranın olduğunu  ilave ediyor. Orkestralar geleneksel 26 karnaval bestesini çalıyor. Unesco’nun Sözlü ve Somut olmayan Mirası arasına 2003 yılında başyapıt olarak girmiş Binche karnavalında provalar hıristiyanlık takviminde kayan tarihlerde kutlanan Paskalya’dan 6 hafta öncesinden başlayan provalar sonunda Bereketli Pazar, Bereketli Pazartesi ve Bereketli Salı olmak üzere 3 gün sürüyormuş aslında karnaval.

Gilly’ler bereketli Salı günü sabah 4’te aile bireyleri ve yardımcılarının giydirdikleri  özel samanla doldurulmuş 3 kg ağırlığında çeşitli büyüklükte 300 devetüyü ile süslü şapka ve tulumu andıran kıyafetleri, bir orkestra grubuyla yola çıkıyorlar meydana ulaşmak için.
Ellerindeki ağaç dallarından oluşan bir süpürge ile herkesi selamlayan Gille’lerin liderliğindeki her grubun kendi kullandığı sokak var, farklı renkte giysiler giyiyorlarmış. Çok rüzgarlı ve yağmur olması durumunda şapka giyilmeye biliniyormuş.
Ben fotoğraf makinasıyla  ilginç anları yakalamaya çalışırken Çağlar anlatmaya devam ediyor. Çağlar’a karnavalın tarihini soruyorum.’
Aslında iki farklı teori var, diyor.

Birincisi,  Gilly’ler 22 Agustos 1549’da ilk kez göründü. Hikâyeye göre,1505-558 yıllarında Avusturya Ardüşesi, Macaristan-Bohemya kraliçesi İspanyol Kralnın kızı  Mary of Hungary , kardesi (Imparator Charles-Quint), yegeni (Philippe II) ve kizkardesi (Eleanor) ile zamanının çoğunu Binche’deki Sarayda geçirmiş  ve  sarayda şenlikler ve kutlamalar düzenleyerek lüks bir hayat sürmüş .İspanya’nın fethettiği yerleri kutlamak için şenlikler düzenlenmiş. En son Peru’nun fethi için yapılan gösterilerde Binche’tek askerler İnkalar gibi giyinip, tüylü şapkalar giyip darbukaya  benzeyen enstrüman çalarak dans etmişler, Peru’nun altınlarını simgeleyen portakallar atılırmış. Bu gösterilerin birinde’ Gill’ isimli bir askerr kendisini çok beğendirmiş.

İkincisi ve daha kabul gören olan teori göre, Gille çok eski bir karakterdir.
Kökenleri bir görüşe göre şamanlara kadar uzanan, bütün Avrupa’da olan baharın gelmesi için tören düzenleyen dansçılara dayanır. Bu dansçılar, kötü hava koşullarını, hastalığı, yoksulluğu ve açlığı kaldırmak için dans ederlermiş.
Eskiden Gille’ler topluma ekmek dağıtırmış ve portakal dağıtmaya ise, 1850‘den sonra başlamışlar. Gille’in kostümü   keten bluz ve pantolondan oluşur ve 6 metreye yakın kumaş kullanılır. Üzerinde 20 tane aslan arması, 20 tane taç, 130 yıldız, bayraklar, büyük bir bant ve Harlequin bir maske ile kostüm bezenmiştir. Bellerindeki sarı kımızı yünle kaplı kemerde 7-9 arası çan vardır. .Bir elinde süpürge çalısı sepet diğer elinde portakal sepeti taşıyan Gille’ler 30-40 kadar portakal dağıtırlarmış  Belçika’nin bayrağının renkleri, siyah, sarı, kırmızı renkler bantın üzerinde yer alır. İçi sap ile doldurulan kostümün maliyeti 600 €’yu buluyormuş. Binche’te sayıları 1000’i bulan Gille’ler arasında, kostümleri 100€’ya kiralayanlar varmış. Sert adımlarla yürürürken ses çıkaran Tonak adı verilen ayakkabılar kavak ağacından yapılma deri aksesuarlı.

Binche’deki Gille’lerin sadece Bereketli Salı günü  taktığı balmumundan yapılma mask’ların  önceleri  soğun ve kötülükleri uzaklaştırmak için takılıyormuş, günümüzde ise birliği ve eşitliği sembolize ediyor. Karnaval başlamadan altı gün önce, pazartesi günü, Binche’in halkı sokaklarda maskeli bir şekilde gezebiliyorlarmış.

Geleneksel olarak katılan erkeklerden bazıları kadın kılığına girip  maske takarlar, arkadaşları kendisini tanırsa, onlara bir içecek ısmarlar,  eğer ki tersine tanıyamazlarsa, bu sefer onlar maske takana ısmarlıyormuş..
Karnavalın üçüncü ve son günü ve kesinlikle de en muhteşemi! Karnaval sabahının ilk saatlerinde baslar. Saat 4’te Gilles’ler tek tek evlerinden davulcular tarafından toplanyor  lokallerine götürülüyor.


Öğlen başlangıcında gruplar, balmumu maskelerini taktıkdan sonra, Grand-Place(büyük meydana) giderler. Orada « Rondeau » [gösterisine başlarlar. Rondeau gösterisi bizim bildigimiz halaya benzer,  herkes bir halka seklinde birleşip, el ele değil de birbirinin Ramon'undan tutunarak, hep birlikte dans ederler.
Rondeau'nun hemen sonrasında, belediye binasında madalya töreni baslar. Madalyalar kıdeme göre takılır ve belediye başkanı tarafından dağıtılır.
Törenden ve küçük kutlamalardan sonra, Gilles'ler davulcular ile evlerine dinlenmeye giderler. Gilles'lerin kanlı portakal atışları ve özel şapkaları sadece bu kortej sırasında görülebiliyor. görülebilinir. Dinlendikten bir kaç saat sonra, Sosyeteler ana meydanında yeniden buluşup ve saat 21'e doğru aksam « Rondeau » 'suna başlarlar. Şehrin bütün lambaları söner, işaret fişekleri yakılır ve Gilles'ler dans ederler.

 Binche’in 32.000 olan nüfusu karnaval zamanında 100.000’i buluyormuş. Fransa, Hollanda’dan gelen gruplarla karşılaşıyoruz. Bir evin penceresindeki Gilles kıyafeti sergisi ve pencerelerin tel kafes içine alınmış olma nedenini öğrenmek isterken, bir grup gelip Çağlar’a kendilerinin de dinlemek istediklerini söylüyorlar. Çağlar onlara Fransızca anlatıyor, benim asıl merakım tel kafesler. Meğer büyük meydana giden cadde üzerindeki evler portakal yağmurundan camları korumak için tel kafes takıyorlarmış.
Karnaval sırasında kafeterya ve restoranların yıllık cirolarının yarısını yaptıklarını öğreniyorum. Diğer ilginç ekonomik veri, Binche’liler mask, kıyafet gibi ürünlerin patentini de almışlar.

Gezinin bitiminde geri dönüşümüzde, sıcak bir yere ulaşma çabamız görülmeye değerdi. Bereketli Salı dedikleri gün kendimi portakal yağmurundan korumak için gitmemeye karar verdiğimi söylüyorum Çağlar’a…
 Baharın geldiğini bir kaç gün sonra sert havanın yumuşamaya başladığını hissettiğimde anladım  ve  bir sonraki gelişimde fırsat olursa Portakal Yağmuru altında kalmayı göze alarak, Bereketli Salı törenlere gitmeye  Gilly’lere teşekkür  etmeye karar verdim.


YASAL UYARI:  Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Kent Turizm Araştırmaları ve Yayıncılık’a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan aktif link verilse dahi yine  kullanılamaz.



Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.