Baharat Şehir: Marakeş

01/01/2020 02:40

Fas’ın en merak edilen şehirlerinden bir tanesidir Marakeş. Fas’a adımımı attığım andan itibaren herkes bana Marakeş’i mutlaka görmen lazım diyordu. Kullanılan ifadelerden bir tanesi “Marakeş gerçek Fas’ı yansıtır” şeklindeydi. Bu heyecanla Rabat’tan trene bindim. Yaklaşık beş buçuk saat tren yolculuğu yaptım ve çok eğlendim. Bu arada şunu belirtmek isterim, birinci sınıf tren bileti alın. Ücreti hiç de yüksek değil; otuz beş lira gibi rakam.

 

Marakeş tren istasyonu ben çok şaşırttı. Son derece modern ve adeta bir havalimanı gibi. Dışarıya çıkınca bana bir otel lazım diyorsanız size önerim şehrin merkezi ve aslında her şeyi olan Djemaa el Fna’ya gideceğinizi söylemeniz. Burada taksi şoförlerine dikkat etmeniz gerekiyor. Elli dirhemden fazla vermeyin. Size yüz dirhemden açacaklardır pazarlığı. Bir başka önerim de oraya giden birkaç kişiyle ortak bir taksi tutmanızdır. Taksiyle beraber Djemaa el Fna’ya varınca kesenize uygun bir çok otel veya hostel  bulabilirsiniz. Ben Hostel Afrika diye bir yerde kaldım. Odaları tamamen çini kaplı çok güzel bir hosteldi. Kendimi eski zamanların birinde prens gibi hissetmedim desem yalan olur.

Marakeş, “Kırmız Şehir”; beyaz evler diyarı olan Kazablanka’dan sonra burası size çok farklı gelecektir. Otele yerleşince aman vakit kaybetmeyin. Hemen büyük meydan “Djemaa el Fna”ya gidin. Meydan gece ayrı, gündüz ayrı eğlencelerle dolu. Neler gördüğümü anlatmaya kalksam sayfalar yetmez. Çok kısaca özetlemek gerek sizleri de sıkmadan. Öncelikle renkli elbiseleri içerisinde ve ellerinde şırıngalarıyla kadınlar sarıyor etrafınızı. Vücudunuza birbirinden güzel kına dövmeleri yaptırabilirsiniz. Aynı bayanlar size fal bakmaya da hazırlar. Aynı meydanda taze meyve suları içebileceğiniz küçük arabalarda satış yapanlar var. Ücret derseniz bir liradan daha ucuz. Bunun yanında maymunların ve yılanların dansını da izleyebilirsiniz. Fotoğraf çekecekseniz para ödemeniz gerekiyor. Bir de omzunuzda bir anda bir yılan görebilirsiniz. Dikkat çekmek için mi yoksa aklınızı başınızdan almak için mi bilmem ama böyle bir durumla karşılaşabilirsiniz, hazır olun.

Akşam olmaya başlayınca meydanın farklı yerlerinde geleneksel giysileriyle müzik yapan grupları dinleyebilirsiniz. Ayrıca yerel dansları izleyebilir ve hatta katılabilirsiniz. Meydanda bir anda bir çok restoran kuruluveriyor çadırlar şeklinde. İster buralarda isterse de meydanı saran restoranlarda Fas yemekleri tadabilir, daha önce sözünü ettiğim naneli çayları büyük bir keyifle içebilirsiniz. Türkiye’de satılan bir çok baharatı buralarda yarı fiyatına hatta daha da aza satın alabilirsiniz. Ama tekrar hatırlatayım; Türkiye’den geldiğinizi söyleyerek pazarlığa başlayın.

Size gitmenizi önereceğim diğer bir yer ise meydana çok yakın olan dokuz yüzyıllık Kutubiye Camisi. Camiye doğru giderken etrafımı dilenciler sardı ve onlardan kurtularak camiye girmeyi başardım. Bir anda gözler bana çevrildi. Daha önce de dediğim gibi Müslüman olmayanları camiye kabul etmiyorlar. “Selamun Aleyküm” diyince birden bakışlar normale dönüyor. Camide kadınlı erkekli bir grup vaaz dinliyordu. Etrafa bakınırken caminin müezzini yanıma geldi. Çok kısa bir sohbetten sonra gel seni minareye çıkartayım dedi. Çok memnun oldum. Bu dokuz yüzyıllık minareye çıkmak, şehri izlemek çok heyecan vericiydi. Minare içten merdivenli değil, adeta döne döne ilerleyen bir yoldan çıkıyorsunuz. Restore edilen yerleri, duvarlardaki ayet ve hadisleri izleye izleye çıktım yukarı. Bu sırada müezzin bana Sultan Abdülhamid’e olan sevgi ve saygısından bahsetti. Bir zamanlar bu camide onun adına okunan hutbelerden bahsetti. Hemen arkasından Atatürk’ün Türkiye’yi nasıl kurtardığından ve bunun onlara nasıl örnek olduğundan bahsetti. Ne kadar gururlandım anlatamam. Minarenin en tepe noktasından tüm şehri izledim. O kadar güzel bir manzara ki kelimelerle anlatamam.

Kutubiye Camisinden çıktıktan sonra meydana geri döndüm. Meydanın hemen yanında Fas’ın en büyük pazarı ya da kapalı çarsısı diyebileceğimiz “Souk”a götürdü ayaklarım beni. Beş altı saat gezdim ama hiç aynı sokağa geri dönmedim. İnanılmaz derecede güzel, hayret uyandırıcı ve şaşırtıcı bir yer burası. Eğer bir şeyler satın alacaksanız bu fırsatı kaçırmayın. Bol bol alışveriş yapabilirsiniz. Souk’dan çıkıp geri meydana gelin mutlaka, gece ayrıca görmeniz gerek kalabalığı ve eğlenceyi. Bir sonraki gün Kutubiye Camii önünden giden yolu takip edin. Sizi farklı meydan ve pazarlara götürecektir.  

Marakeş insanda baharatların bıraktığı farklı lezzetleri, renkleri ve kokuları bırakıyor. Marakeş insanda tekrar gelme isteği uyandırıyor. Bu şehre veda ederken, Berberi dilinde “Tanmirt”, Arapça “Shoukran Jazilan” ve Türkçe olarak “Çok teşekkürler” diyorum ve yönümü bambaşka bir şehre çeviriyorum.


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.