2011 Sezonu ve Sonrası
2011 sezonunun açılışını Nisan olarak alırsak sezonun ikinci ayını bitirmek üzereyiz neredeyse.
2011 yılından ne bekliyorduk ve ne buluyoruz sorusuna kendi gözlemlerimle cevaplar bulmaya çalıştım.
Öncelikle son yıllardaki “artan turist sayısına rağmen azalan gelir trendi” geride bıraktığımız 3 ayı baz alırsak bu yıl için şimdilik son bulmuş gözüküyor. Geçen yıla göre turizm gelirlerinde % 28.5 bir artış söz konusu. Tabi bu artışın mimarı olan %17.2’ lik artan turist sayısını da yabana atmayalım.
Başta Mısır olmak üzere Ortadoğu’daki savaşlar birçok ülkede farklı etkiler yarattı. Mısır daki savaş Mısır ve Mısır ekonomisi için felç etkisi yarattı. Özellikle turizm gelirlerinin ülke ekonomisinde yeri düşünüldüğünde savaşın turizm açısından Mısır ekonomisinde yarattığı felç daha da hissedilir durumda olduğunu söylemek güç olmaz diye düşünüyorum.
Ortadoğu’daki savaşın, birçok ülkede olduğu gibi Türkiye ye de olumlu yansımaları oldu.
Herkesi bildiği gibi Mısır a gidecek olan birçok turist güvenlik nedeniyle rotalarını farklı ülkelere çevirmek zorunda kaldı. Bunlardan birisi de Türkiye idi. Ancak benim dikkatimi çeken farklı bir konu
Şubat ve Mart aylarında Rus misafirleri Antalya da görmek bana göre hep istediğimiz “ Antalya da 12 ay turizm” hayalini bir süreliğine de olsa yaşamaktı.
Sezona tekrar dönecek olursak özellikle Nevruz döneminde hemen hemen her bölgenin İranlı turistlerle renklenmesi, hareketlenmesi özellikle Ortadoğu pazarının ne denli büyük ve sürprizlere açık olduğunun habercisiydi. Olası siyasi kısıtlamaları öngörerek Nevruz’ u endişeyle bekleyen turizm emektarları sanıyorum ki beklediklerinden daha fazla sayıda İranlı turistle karşılaştılar.
Geçen yıllara oranla Avrupa, Balkan-Baltık ve en önemlisi Ortadoğu pazarında yaz dönemi rezervasyonlarında artışlar söz konusu. Bu artışı salt Mısır’daki olaylara bağlamak doğru olmamakla beraber yeterince açıklayıcı da olmaz. Çünkü otelleri ziyarete gelen dış pazarlar acente temsilcileri ile birebir görüşmelerimden biliyorum ki Türkiye ye karşı ilgi artarak ilerliyor. Bu ilgi için eski tahminlerimizi kullanmak yerine daha gerçekçi ve daha vicdanlı yorumlar yapmanın vakti geldi diye düşünüyorum. Avrupa standartlarında tesislerimiz her yıl dünyanın çeşitli ödüllerini alırken artık tesislerimizi hak ettikleri değerlerden satarak kalitemizi kara dönüştürmemiz gerekiyor.
Sezona yönelik bazı endişelerimle yazımı noktalamak istiyorum.
*Mısır’ın toparlanmak için bazı insiyatifleri göze aldığını ve geceliği 5 € ya otellerle tatil paketlerinin oluşturulduğunu biliyoruz. Bu ucuzluk iyi başlanılan 2011 yaz sezonunda yüksek sezonda sıkıntı yaşanabileceğini gösteriyor.
*Yazımın başında da kinayeli olarak değindiğim gibi Haziran ayına bir gün kala Antalya’ da hala yağmuru konuşuyoruz. Bu yıl Nisan ve Mayıs ayında gelen misafirler önümüzdeki yıl bu aylarda Antalya’yı tercih etmeyebilir. Bu sezonu erken açamamak konusunda olumsuz bir gelişme olabilir.
Sevgi dolu bir Haziran ayı yaşamanız dileğiyle,
Saygılarımla,
Önemli haberleri kaçırma!
E-posta bültenine abone ol: