Turizm çalışanlarına gerekli değer veriliyor mu?

Turizm sektörünün deneyimli yöneticilerinden Recep Arısoy Türk turizminin müşteri odaklı büyüme formülünün uygulamaya koyması gerektiğni söyledi. Arısoy açıklamasında turizm çalışanlarınada gerekli değerin verilmediğinide vurguladı.

Turizm Aktüel 01/01/1970 02:00
Turizm çalışanlarına gerekli değer veriliyor mu?
Arısoy’un açıklamas şöyle. Turizm bölgelerinde ürün odaklı büyüme yerine müşteri odaklı büyüme formülleri uygulanmalı. Sektörde ürün ve hizmet kalite standartlarının yakalanması gerekiyor. Sektördeki en büyük sorun kalifiye personellerin sektörü terketmesi. Sektörde çalışanlar gereğince değer bulamıyorlar ve ağır iş koşulları altında çalışıyorlar bu nedenle sektörü terk ediyorlar. Sektörde kalmayı tercih edenlerde de hizmet kalitesinin düşürücü etkiler görülüyor.

Gelecek yıllarda Türkiye turizm sektörünün daha iyi yere gelebilmesi ve Dünyada sektördeki pozisyonunu koruması için, geliştirmesi ve izlenilmesi gereken yol ve yöntemler müşteri merkezli büyümek olmalı. Bu yolun izlenebilmesi içinde sektörde çalışanların sorunlarına çözüm oluşturulması gerekmektedir. Dünyada sektöre günümüzde yön veren  küreselleşme, nufus yapısının değişimi, Bilgi-Eneformasyon Teknolojilerindeki hızlı değişimi görülmektedir. Müşterilerdeki bilinçli tüketimin yükselmesi, özel ürün ve kaliteli hizmet talep beklentilerinin artması sektörde sürdürebilirlik olması için, Maliyetli işletme modellerinin çoğalmalı ve Pazar, Spa Welness Pazarı şeklinde olmalı.
Günümüzde sektörde ön saflarda bulunan ülkelerde ürün merkezli yapılanma ve büyüme modelleri  bırakılarak,  ürün ve hizmet kalite standartları artırılarak yeni modeller oluşturulmuştur.
Ülkemizde de bu modelin uygulanması gerekmektedir. Personel olmadan kaliteli hizmet olmaz. Müşteri odaklı büyümenin önündeki en büyük sorun  personel sorunları. Sektörde çalışan kalifiye insanların otellerde ve turizm şirketlerinde  gerekli değerleri görmedikleri için bu insanlardan yüzlercesi her yıl sektörü terk ediyorlar.
Sektörde kalmayı tercih edenlerde ise hizmet kalitesini düşürücü hal ve hareketler görülüyor.  Sektörde konumlanma ve personel potansiyelinin yanı sıra turizm altyapısında da yeni innavasyonlar gerekli. Ülkemizin müşteri odaklı turizm anlayışından yavaş yavaş uzaklaştığı görülmektedir. Turizm sektörünün alt yapısının 1960 ve 1970’lere dayandığı görülmektedir. Bu anlamda doygunluğa ulaşan yapının yeni ürün ve çeşitlendirme ile yeniden kendine yeni bir yol bulması gerekmektedir. 2020 yılına kadar sektörde Teknoloji gelişecek, ticaret serbestliği artacak, seyahat ürün alternatifleri çoğalacak.

Tahminen 2020 yılına kadar Turizm sektöründeki turist yaş ortalamaları %20’si 65 yaş üzerinde olacak.  Bu kitlenin tatil için ayırabileceği bütçe ise yüksek rakamlarda olacağı görülmektedir. Ayrıca 1 veya 2  kişilik ailelerinin de artması yüksek ihtimal.  Bilgisayar teknolojisi, internet, arama motorlarları, mobil telefonlar, GPS ve digital TV yayınları sektör satışlarındaki en büyük araçlar olacak. Tüketiciler tercihlerini yaparken, ürün ve hizmetin kalitesine bakacakları ilk faktör olacaktır.
 Ürün ve hizmet sunanlar , müşterilerin özel Dünyalarına hitap eden çalışma tarzını öne çıkarmak zorundadırlar. Tüketiciler özellikle kendileri için tasarlanmış ürün ve hizmetlere daha çok eğileceklerdir. Son yıllarda öne çıkan iklim değişikliği, hava kirliliği, sosyal refah ve unsurlar turizm talebini önemli bir şekilde etkileyecektir.  Bunun için Türk turizm sektörününde sürdürebilirliği sağlaması için yasal zeminleri hazırlanması gerekli.  Son yıllarda sağlık turizmi hızlı yükseliş göstermektedir.
Bu alanda bir çok tesis bünyelerine yeni ilgili birimler dahil ediyorlar. Yenilerinde yeni projeler ürettiği görülüyor. Bu alanda yeni şirket yapılanmalarıda görülmektedir. Havayolu şirketleri ile artan düşük maliyetli iş yapılanmaları, maliyetlerde kontrollülüğü getirmektedir. Turistlere çok fazla seçenek sunulmaktadır.


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.