Garanti Bankası, turizmcileri Antalya'da buluşturdu...

Garanti Bankası'nın Antalya'da düzenlediği Turizmde 2010 ve Sonrası konulu Anadolu Sohbetleri toplantısı kapsamında düzenlenen Antalya’nın Karar Vericileri Turizmin Geleceğine Nasıl Bakıyor başlıklı toplantıda konuşan uzmanlar, Antalya’nın kıyı turizmi yanında tarih, kültür ve diğer değerleri ile daha fazla öne çıkması gerektiğini vurguladılar.

Turizm Aktüel Turizm Aktüel
01/01/2020 02:40
Garanti Bankası, turizmcileri Antalya'da buluşturdu...

Öger Tours Yönetim Kurulu Başkanı Vural Öger, konuşmasında, turistik bölgelerdeki çarpık yapılaşmanın had safhaya ulaştığını, yüksek turist sayısı hedeflerinin de kalitesizleşmeyi beraberinde getirdiğini savundu.
Sektördeki faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının temsilcileri de, ürün çeşitlendirme, sektöre devlet desteğinin artırılması ile turizm bölgelerinin özel olarak planlaması gibi konularda beklentilerini sıraladılar.



    
BAKAN GÜNAY, ELEŞTİRİLERİ YANITLADI

Eleştiriler üzerine, açıklama yapan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Vural Öger'in turizmdeki vizyon eksikliğine yönelik iddialarını paylaştığını belirterek, turizm planlaması yapılacak Mersin Tarsus, Antalya Demre bölgelerinde doğayla dost olmayan tesisler yapılması ile çarpık yapılaşmaya kesinlikle izin vermeyeceklerini bildirdi.
Dünyada yaşanılan toprağı iyi değerlendirmek için bin tane yöntemin arandığını, Türkiye'de de ilgili tüm kesimlerin bu yöntemlerin araması gerektiğini belirten Günay, ''Türkiye'de ne yazık ki tarihi dokuyu fazlalık ve yük gören, devşirme taş olarak kullanmaya çalışan yerel yöneticiler bulunuyor'' dedi.
    
''RANT KAYGISI KAMUDA DA VAR''
Günay, bu olumsuzluklarla baş etmeye çalıştıklarını ancak devlet organlarında da geçmişten gelen bu kötü gelenek ile mantığın devam ettiğini ifade ederek, şunları söyledi:
''TOKİ de eline bir arazi geçirdiği zaman onun üzerine ne kadar çok yapı yapabilir ona bakıyor. Bunun doğru bir bakış olmadığını paylaştık TOKİ ile. 'Yörede hangi taş kullanılmışsa, ne kadar mimari yapı ona bakın biraz, ona uygun bir şey yapın' diye paylaştık ama tıpkı özel kesimdeki bu rant kaygısı, kamuda da var. Kamuda bu bakış açısı olmasıydı, Ankara'nın bu kaygısı olmasıydı, Ankara'da Kızılay ile meclisin arasındaki bakanlıklar birbirinin sırtına yapılabilir miydi? Bir tanesinin çevresinde 100 metre yürüyeceğiniz yeşil bir alan yok. Bakanlıkları yürüyün, bir tanesinin çevresinde 25 adım yeşil alan yok. Aynı mantıkla da yapılmaya devam ediyor.''
Türk insanın şehir kurmayı bilmeyen, estetiği bir kenara bırakmış olan bir bilinç altının bulunduğunu kaydeden Günay, ''Bu bilinç altıyla savaşıp olumlu sonuçlar çıkarmak Ankara'dan pat diye olabilecek bir şey değil. Bu sadece bizim işimiz değil. Hepimizin işi. Bu turizmden 10 yıl daha mı, 100 yıl daha mı ekmek yiyeceğiz? Turizmle tahrip edilmiş bir vatan mı bırakacağız, güzel bir vatan mı bırakacağız? Çok katılıyorum bu eleştirilere'' diye konuştu.



    
''ANTALYA'DA DAHA FAZLA BEDEL ÖDETMEYECEĞİZ''
    
Eleştirilerdeki, ''kalitesiz turist'' söylemine ise katılmadığını ifade eden Bakan Günay, şu uyarıda bulundu: ''Kendimizi şuna da kaptırmayalım, 'Bizim ülkemize fazla adam gelmesin, zengin adam gelsin' bakış açısına katılmıyorum. Önce Türkiye'nin dünya turizm literatürüne girmesi, insanlar tarafından öğrenilmesi gerekiyordu. Sonra da bunun içinin doldurulması gerekiyordu. Şimdi hedefimiz var. Turizmin çeşitlendirilmesi, sunumunun zenginleştirilmesi konusunda hedeflerimiz var. Bu konuda çalışma yürütüyoruz. Dünya güzeli otelleri 50 Avro, 30 Avro'ya satmak bana da çok ayıp geliyor ama Türkiye, Antalya dünya sıralamasına, skalasına girdi ise bunun içini doldurmaya çalışacağız artık.''

Kendisinin artık kitle otelleri yapılmasından yana olmadığını da dile getiren Günay, şöyle konuştu: ''Antalya artık yükünü almıştır. Şimdi Demre bölgesinde duvar gibi gözükecek oteller hayal etmiyorum ama bunun kişiyle kalmaması, devlet politikası olması lazım. Artık şehirle arasına duvar ören oteller yapmamalıyız. Türkiye'de Mersin - Tarsus bölgesi yeni planlama yapılabilecek alan olarak gözüküyor. Burada, katiyen büyük oteller değil, az sayıda insanın geleceği, daha yüksek bedeller ödeyeceği bir konsept düşünüyoruz. Antalya, Türkiye için tanıtım kampanyasının yükünü taşıyor. Doğası tahrip oldu ama patlama yaptı. Bedel ödedi. Daha fazla bedel ödetmeyeceğiz. Doğasını daha fazla tahrip ettirmeyeceğiz. Turizmi, daha fazla bireysel, ferdi başvurulan yoğun olduğu alanlara kaydırmaya çalışacağız.''




GARANTİ BANKASI GENEL MÜDÜRÜ ÖZEN
Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, sadece turizmin başkenti Antalya değil, ülkenin diğer birçok değerini marka haline getirmek için ortak akıl kullanmak gerektiğini söyledi.
Antalya'da düzenlenen ''Turizmde 2010 ve Sonrası'' konulu ''Anadolu Sohbetleri'' toplantısında konuşan Ergun Özen, birkaç yıldır yaşanan finansal küresel krizin 2009'da tüm dünyada ekonomik durgunluğa dönüştüğünü, kimi sektörlerin büyük sıkıntılar yaşarken, kimi sektörlerin ise süreci göreceli olarak daha az hasarlı atlattığını ifade etti.

Türk turizminin ise Avrupa ülkelerinde yaşanan adetsel düşüşten etkilenmediğini belirten Özen, ''2010'la birlikte turizmde işler iyiye gitmeye başladı. Bu yılın ilk ayında ülkemize gelen turist sayısı yüzde 6.85 artarak, 1.76 milyona ulaştı'' dedi.
Bu ve benzeri olumlu sinyallerin yıl sonuna kadar artarak sürmesini umduklarını söyleyen Özen, şöyle devam etti: ''Garanti Bankası olarak turizm sektörüne uzun zamandır destek veriyor, turizmci müşterilerimiz ve sektörle birlikte yaşıyor, onları düzenli biçimde dinliyoruz. Ekibimiz sürekli sahada. Arkadaşlarımızın görüştüğü turizmci dostlarımız, işlerin iyiye gittiğini söylüyor. Yetkili ağızlardan iyimser mesajlar gelmeye başladı.''
Turizmde katma değer yaratılması için nasıl bir yatırım yapılması gerektiğinin sorgulanması gerektiğini bildiren Özen, '''Her şey dahil sistemine nasıl bir alternatif bulacağımız yönündeki arayışımıza devam etmeliyiz. Sadece turizmin başkenti Antalya değil, ülkemizin diğer birçok değerini marka haline getirmek için ortak akıl kullanmalıyız. Dünyayı yakından izleyerek, geleceğin trendlerini farklı açılardan değerlendirmeliyiz'' diye konuştu.



    
     -VALİ YÜKSEL-
    
Antalya Valisi Alaaddin Yüksel de en büyük gelişim gösteren sektör olan turizmi, bugün bütün dünyanın konuştuğunu ve bu yüzyılın en gözde sektörü olduğunu belirterek, ''Geçtiğimiz yıl 835 milyar dolar turizm geliriyle sezonu kapatan bir dünyada yaşıyoruz. 1,5 milyardan fazla insanın dünyada seyahat edeceği konuşuluyor. Rekabet avantajımızı asla elden kaçırmayacağız'' dedi.

Antalya'nın yörelerinin tamamında turizm destinasyon kalitesinin yerleşmesi gerektiğini, çevrenin de 2 yıldız yerine oteller gibi 5 yıldızlı olması gerektiğini vurgulayan Yüksel, çevre, kültür, sosyal yapının tanıtımı ve güvenlik konularının turizmin öncelikleri olduğunu bildirdi.
Yüksel, son 25 yıldaki en zor yılın dünyada finansal ekonomik kriz ve çeşitli virüslerin etkisiyle 2009'da yaşandığını ifade ederek, turizmcilere ve toplantı katılımcılarına, şöyle seslendi: ''Şartları ağır, insanları ürküten korkutan, zalim bir yıl yaşandı. Dünyayı kasıp kavuran H1-N1 virüsü ile finansal krizlere rağmen dünyada, Avrupa'da turizmi Türkiye başarıyla tamamladı. Akıllı yapılan son birkaç yıldaki çalışmaların semeresi alınmıştır. 2010 yılı çok önemli. Bu büyük bir yarış, nefeslerimizi tutarak koşacağız. Kendisini tüketiciye kabul ettirmiş bir destinasyonuz. Çevre, kültür, sosyal yapıyı, tanıtımı kadar sürdürülebilir turizmin olmazsa olmazı güvenlik meselesidir. İnsanlar güvenli alanları tercih edecektir.

Oteli tanıtmak hiçbir şey ifade etmez. Nazlı bir tüketiciyle karşı karşıyayız. 'Cebinde parası olan tüketici alemin kralıdır.' Özel birimler oluşturarak insanların yeni tercihlerine yönelik özenli çalışmalar yapacağız. Tüketici kendisinin fark edilmesini istiyor. 3 yıldır Türkiye'ye gelmeyen kişiye, 'Sayın Hans buyurun gelin' diyeceğiz. Adam adama yakın markaj harekatını gerçekleştireceksiniz. Hangi kitleye yöneliyorsanız yakın markajla bu işi götüreceksiniz. Türkiye'nin pazarlama ve tanıtım faaliyetleri son yılların en başarılı çalışmalarıdır. Biz artık bu işi biliyoruz.''



    
BAŞKAN AKAYDIN
    
Antalya Büyükşehir Belediye Mustafa Akaydın da Türk turizminin geçmişten bu güne kadar, çeşitli krizlerle karşı karşıya kaldığını, krizlerin etkilediği bir numaralı sektörün de turizm olduğunu söyledi.
Turizmcileri krizlere karşın yüksek ölçüdeki dayanıklılıkları nedeniyle kutlayan Akaydın, sektör temsilcileri ve çalışanlarına 53 sektörü harekete geçirdikleri, ayrıca Antalya'yı farklı kültürlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Büyükşehir Belediyesi olarak turizm sektörüyle işbirliğine her yönüyle hazır olduklarını, doğa, sağlık ve çevreye odaklanarak tüketicinin sadece beden değil, ruhsal gereksinimlerine cevap verilmesi gerektiğini ifade eden Akaydın, ''Turizm tarihinde ilk kez ATSO ve meslek birlikleriyle Turizm Tanıtın Şirketi kurmayı planlıyoruz. Garanti Bankası'nı da birlikte hareket etmeye çağırıyorum. Güçlerimizi birleştirerek Antalya turizmini 12 aya yaymalıyız. Vizyonumuzu genişleterek dünyaya daha fazla açılmamız gerekli'' diye konuştu.
Fütürist Global Change LTD Kurucusu ve Başkanı Dr. Patrick Dixon da turizmde deneyim, duygu ve döviz kuru gibi üç d'nin önem taşıdığını belirterek, ''Uluslararası turizminin değeri para birimizin değeriyle yapılan bir bahistir'' dedi.

Turizmin geleceği için imar ve rant kaygılarından uzakta huzurlu yerlerin bulunması, Türkiye'nin de sahip olduğu bu alanları koruması gerektiğini ifade eden Dixon, ''Türkiye'de öyle yerler var ki zaman kavramı da saat durmuştur. Gelecek için huzurlu yerler bulmalıyız. Vahşi doğanın olduğu, kimsenin ayak basmadığı dağlar olmalı. Ruhsal olarak kendimizi yansıtabileceğimiz yerler olmalı. Kentleşme ve betonlaşmayı yeni duyduk ama çok büyük bir tehdittir. Türkiye turizmi için de çok büyük bir tehdittir'' diye konuştu.
Gelecekte dünyada genç nüfusun seyahate önderlik edeceğini, gelişen orta sınıfların da Avrupa, Türkiye ve başka ülkeleri keşfedeceğini kaydeden Dixon, bu potansiyelin değerlendirilmesinde tarihi, çevresel ve doğal dokuların korunmasıyla tanıtılmasının önem taşıyacağını vurguladı. (shf)

Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.