Turizmde Eğitimsizlik

Türkiye’de turizm arz verilerini, turizmden elde edilen toplam gelirler ile kıyasladığımızda ülke ve sektör adına; çıkan sonucun beklentileri karşılamadığına şahit olmaktayız.

19/06/2017 16:41
Osman Ergin

YAZAR

Yazarın Tüm Yazıları
Turizmde Eğitimsizlik

Osman ERGİN 

Bu sorunun en önemli nedeninin de turizm paydaşlarının günü kurtarma adına geleceğe dönük planlama yapmamalarının yanında, ülkemizdeki eğitim kurumlarınca; turizm de kaliteli ve tabana yayılmış bir temel eğitim sisteminin uygulanamadığı gerçeğinin yattığını da görmekteyiz.

Ülkemizde turizmin henüz başak verdiği dönemlerde; üniversitelerde turizm bahsi gündeme yeni yeni gelmişken, sektör ile ilgili bilimsel araştırma ve makale sayısı bir elin parmaklarını geçmemiş, acente ve tur operatörlüğü sistemi kapsamlı olarak organizasyonunu tamamlayamamış ve tesisler yıldızları ile tanışmamışken, sektörün yıldızının parlamaya başladığı 90'lı yıllar geliyor aklımıza da. Acaba o zamanın şartları mı böyle idi? Yoksa personele haksızlık mı etmişiz? Demekten kendimizi alamıyoruz.

İş ortamında alaylı ve mektepli kavramları her dönemde ve her iş alanında geçerli bir kavram olup; turizm de mekteplilerle  o yıllarda henüz tanışmaya başlamış ve çoğunluğu alaylı personel kadroları ile misafire gereken hizmeti; günün şartları dahilinde; hem de en mükemmel şekli ile sunarak bu günlere gelmişiz.

Hem de bunu görev tanımı farklı olsa da; komi olarak işe başlattığımız, meydancılık dahil her işi yaptırdığımız, mevcut misafirin lisanını diskoya davet edecek kadar da olsa; bir hafta da öğrenme yeteneğine sahip, ancak iki üç yıl içerisinde sınavla garson olabileceğini vaat ettiğimiz personeller ile yapmışız.

Bu hizmetleri belli yörelerin hakimiyetindeki mutfak ekiplerinin bir araya getirildiği ve aşçıbaşının yakını değilse, mutfak şefi olma ihtimalinin yüzde birin altında olduğunu bilse de; asla ümidini yitirmeyen o zamanın aşçı yamakları ile başarmışız.

Günümüzde ise; son dönemlerde turizmin ülke ekonomisindeki önemini kavramanın da etkisi ile devletin verdiği her türlü desteğe rağmen; bırakın sektöre kalifiye eleman bulmayı, ya da kalifiye olmayan personeli eğitmeyi, bulduğumuz personeli de boş kadrolara yama yapar hale gelmişiz.

Türk Turizminde nerelerden  nerelere gelmenin tarifini farklı açılardan ele aldığımızda; turizm amaçlı inşa edilen yapılar, tesisler ve sunulan ürünler kendilerini günümüz koşullarının gerektirdiği teknoloji ile yenilenerek, çağa uyarlanırken; kısalan sezonun artan yatak kapasitesine oranlandığında gereğinden fazla ve karşılanamayan personel açığı nedeni ile misafire sunulması gereken hizmette yaşanılan gerilemedir.

Bir başka açıdan; her şey dahil dediğimiz ve artık rakip destinasyonlarda tedavülden kalkarken, biz de hız kesmeden devam eden; işleri çatal-bıçak silme ve masa toplama seviyesine kadar indirgeyerek, bireysel yeteneklerin yok olmasına sebep olan sistemdir. 

Diğer bir ifade ile; geçmişte ihmal edilen doğrular nedeni ile son iki yıldır yaşanan gerilimli ortama hazırlıksız yakalanmanın yaşattığı travmadır. Bu travmanın sonucu olarak ta turizm de yakınma dönemi dediğimiz yeni bir devrenin başlamasıdır.

Turizm de son otuz yılda kat edilen yolun güzergahı ile özeti ve Türk Turizminin geldiği nokta budur. 

Aslında; “karanlıktan şikayet edeceğine, bir mum da sen yak” felsefesi ile içinden çıkılamaz hale gelen durumlara yakınmak yerine; turizmin her alanında çözüm bekleyen sorunların çözülerek, meydana gelen ve gelmesi muhtemel gelişmelerin takibi ile bir an önce dünya turizm eğitim teknolojisine eşdeğer bir eğitim aşamasına geçilebilmesi kararı, gecikmişte olsa uygulanabilirliğini yitirmemiştir.

Kalifiye olsun ya da olmasın personelin yaşantısında kalite anlamında, davranışlarının değiştiği bir süreci ifade eden eğitim, turizmde istihdam edilecek nitelikli personelin yetiştirilmesinde büyük öneme sahiptir.

Türk turizminin kendi geleceği açısından; sektörde kaliteli elemanın varlığını devam ettirecek ve bunların dünya standartlarına uygun yetiştirilmesine imkan sağlayacak, nitelikli eğitim sistemine ivedilikle ihtiyacı vardır ve bu konu ile alakalı uygulama safhasına bir an önce geçilmelidir.

Yazar Bilgisi

Osman Ergin

YAZAR

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar