Stres ve Zihindeki Kargaşalarla Savaşmanın 20 Yolu!

Stres, organizmanın bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanmasıyla ortaya çıkan bir gerginlik durumudur. Sağlıklı düşünebilmeniz ve kronik stresin olumsuz etkilerinden uzak durabilmeniz için vücudunuzun ve zihninizin strese verdiği tepkiyi değiştirmelisiniz.

06/04/2017 13:07
Hülya Konar

Kurumsal Marka ve İşletme Yönetim Uzmanı

Yazarın Tüm Yazıları
Stres ve Zihindeki Kargaşalarla Savaşmanın 20 Yolu!

Hülya Konar / Kurumsal Marka ve İşletme Yönetim Uzmanı

Stresle ve zihindeki kargaşalarla savaşmanın en kolay yolu sakinleşmeyi, yavaşlamayı ve rahatlamayı öğrenip gündelik yaşama sevgi ile  katmaktır. Henüz stresli değilken, stres yönetimine yönelik basit tekniklerle deneme yapmak yararlıdır. Fizyolojinizin rahatlamasına ya da zihninizin stresten arındırılmasına yardımcı olan bu teknikler ve ipuçları  günlük yaşamın önlenemez yeni stresleriyle çok daha kolay ve hızlı başa çıkmada yardımcı olabilir.

1- Solunum ile zihinsel durum arasında bağlantı vardır. Solunum, insan tahrik edildiği, heyecanlandığı zaman hızlanır, sessiz sakin olduğu zaman, yavaş, yumuşak ve düzenli olur. Bu yüzden yumuşak nefesler almayı alışkanlık haline getirirseniz, sakin olabilme beceriside kendiliğinden peşi sıra gelebilir. Eğer tıkalı değilseler burnunuzdan nefes alıp verin, öyle ki her nefes alışta karın biraz yükselsin ve her verişte düzleşsin. Her soluk alışta kubbe şeklinde olan diyafram alçalarak, karnı dışarı iter; her soluk verişte ise yükselir ve karın düzleşir. Bu şekildeki solunum, kişiyi dengeli bir sükunete yönlendirir.

2- İçinizdeki güçle ne kadar çok ilişki kurarsanız hayatınızın her alanında o kadar özgür ve dingin olursunuz. Her güne mümkünse sabah erken saatlerde, sessiz ve sakin bir köşede rahat bir şekilde oturup aşağıdaki sözleri yumuşak bir ses tonuyla içinizden tekrar edip, gevşeyerek başlayabilirsiniz.

Başımdaki ve yüzümdeki kaslar gevşiyor. Tüm vücudumdaki kaslar gevşiyor.

Ben gevşiyorum, sakinliyor ve rahatlıyorum.

Bütün olumsuz düşünceler ve duygular içimden çıkıp gidiyor, rahatlıyorum.

Kollarımdaki ve ellerimdeki kaslar gevşiyor. Bacaklarımdaki ve ayaklarımdaki kaslar gevşiyor.

Dikkatim ayaklarımda, ellerimde ve başımda.

Dikkatim karnımda, kalbimde, iletişim noktam olan boğazımda ve alnımda.

Ben parlayan bir yıldızım.”

3- Hayatın tüm noktalarında kendinizi bir 'kurban' olarak değil, yaşamayı hak eden biri olarak görün.

4- Kendinizi enerji vampirlerinden koruyun. Sıkıldığınız mekanlara gitmeyin, hoşlanmadığınız insanlarla vakit geçirmeyin.

5- Hissettiğiniz sıkıntılarınızı sadece davranışlarınızla değil sözlerinizle de açıkça ifade etmeyi deneyin. Dile getirilmeyen sıkıntılarınız kısa sürede birikerek öfke bulutu haline gelebilir.

6- Rutinlerinizin dışına çıkmayı deneyin. Yemeğe hiç kullanmadığınız bir baharatı ekleyin, yeni yollardan işinize gidin, evdeki eşyalarınızın yerlerini değiştirin. Evinizde tavandan ışıklandırma yerine, sakinlik duygusunu tetikleyen duvardan veya yan yüzeyden gelen ışığı tercih edin.

7- Bitkisel ürünlerle bedeninizi hem içeriden hem dışarıdan besleyin. Örneğin; dinlendirici etkisinden faydalanmak için gül suyuyla yüzünüzü yıkayın ya da ıspanak, pırasa, marul gibi yeşil sebzelerin sizi öfkeye kapılmaktan koruyan besinlerden olduğunu unutmayın. Tarçının sakinleştirici etkisinden, onu tatlılarınızın üzerinden eksik etmeyerek faydalanabilirsiniz. İçerdiği yüksek E vitamini sayesinde çam fıstığının ruhsal ve cinsel çöküntülü anlarda yüksek enerji kaynağı olabileceği aklınızda olsun. Stresin en önemli etkenlerinden biri olan uykusuzluğa havuz ve kereviz sapının suyunu karıştırıp içmenin çok iyi geldiğini hatırlayın. Zihinlerimiz ve duygularımız, hatırlasak da hatırlamasak da, rüyalarımız kanalıyla stresten arınır, en az 6 saat deliksiz uyumak, uyandığımızda kendimizi sakin ve dengeli hissetmek açısından önemlidir. 

8- Çoğu insan bugünü yaşamaz! Geçmişin çekip gittiğini, geleceğin belki de hiç gelmeyeceğini hatırlayın. Tek zaman dilimi an'dır, an'da kalarak yaşamayı deneyimleyin. Geçmişin keşkeleri geleceğin endişeleri ile oyalanmayın. Mükemmel olmak için uğraşmayın. Mükemmel olmak yerine kendiniz olmayı seçtiğinizde aslında gerçek mükemmelliğin bu olduğunun ve kendiniz olmanın o muhteşem duygusunun farkına varın.

9- Duyularınızı mümkün olduğunca bir arada hareket ettirmeye çalışın. Sesini duyduğunuz bir kuşun ya da kokusunu hissettiğiniz bir çiçeğin kendisinide görmeyi deneyin.

10- Evinizde yeni güne hazırlanırken ruhsal anlamda şarj olmalısınız. Kendinize mor bir köşe yaratın. Kırmızı sizi canlandırır, mavi sakinleştirir. Mor ise ikisinin karışımıdır ve dengeli bir dinginlik verir. Bu nedenle, pek çok terapi odası mor renkle döşenmiştir.

11- Osho'dan günümüze dek anlatılarak gelen şu eski Hint hikayesinde olduğu gibi düşündüklerinizi yaşadığınızı aklınızda tutun, olumlu olmayan, öfke, gerginlik içeren düşüncelerinize dikkat edin...  Hindistan'da dilek ağacı anlamına gelen kalpataru denen bir ağaç vardır.  Tesadüfen bir gezginin yolu oraya düşer. Adam yorgundur, ağacın altına oturur. Ve aç olduğu için, "Burada biri olsaydı, yiyecek isterdim. Fakat kimse görünmüyor" diye düşünür. Yiyecek fikri zihninde göründüğü anda, yiyecek aniden belirir. Adam çok aç olduğu için bu konuyu düşünmez bile; hemen yer. Sonra uykusunun geldiğini hisseder ve "Keşke şurada bir yatak olsaydı." diye düşünür ve yatak belirir. Fakat yatakta yatarken adamın içinde bir düşünce yükselir: "Neler oluyor? Burada kimseyi görmüyorum. Yiyecek geldi, yatak geldi , belki hayaletler bana bir şeyler yapıyor!" Birden hayaletler belirir. O zaman korkar ve "Şimdi beni öldürecekler!" diye düşünür. Ve hayaletler onu öldürür. Hayatta kural aynıdır: Hayaletleri düşünürsen, ortaya çıkacakları kesindir. Düşündüğün şeyi göreceksin: Düşmanları düşünürsen onları yaratacaksın, dostları düşünürsen onlar belirecek. Seversen, dört bir yanında sevgi belirir; nefret edersen, nefret belirir. Düşünmeye devam ettiğin her şey belli bir kural tarafından yerine getirilecektir. Hiçbir şey düşünmezsen, o zaman sana hiçbir şey olmaz.

 

12- Ağlamak şifadır. Ağlamak istiyorsanız kendinizi engellemeyin. Gözyaşı vücuttaki toksinlerin atılmasına yüksek oranda yardımcı olur.

13- Düzenli olarak mesala ayda en az bir defa masaj yaptırın. Masaj bir süreliğine bile olsa dış dünyanın tüm stres ve kargaşasından uzak fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir arınma, rahatlama molasıdır. Masaj koruyucu sağlık yöntemi olarak ele alındığında oldukça insancıl ve sağlıklı bir yöntemdir. İnsanın yorgunluğunun ve gerginliklerin giderilmesi, iş yapma isteğinde artma, kabul görme gibi olumlu birçok sonucun psikolojik yapıyı olumlu etkileyeceği açıktır.

14- Kendinizi başka insanlarla kıyaslayarak yetersiz olduğunuzu düşünmek en önemli stres nedenlerinden birisidir. Bunu yapmayın. Dünyada milyarlarca insan yaşıyor ve herkesin farklı yeteneği ve özelliği var. Sadece bir konuda kendinizi başkasıyla kıyaslayıp yetersiz olduğunuz düşünmeniz yersizdir.

15- Yeni olanı hayatınıza çekmek için, her konuda geçmişle hesabınızı tamamlayın. Geçmişten bugün kullanabileceğiniz tek şey hatalardan alınan derslerdir.

16- Lavanta veya yasemin yağının kokusu mutluluk verici serotonin hormonunun salgılanmasını tetikler. Yakınınızda bu yağlarda bulundurun, mendilinize damlattığınız yasemin yağının kokusunun sizi nasıl rahatlattığına şaşıracaksınız.

17- Sevdiğiniz kişilerin fotoğraflarını görebileceğiniz yerlerde tutun. Onlara bakmanız beyne daha fazla kan gitmesini sağlar, depresyonu, stresi, gerginliği önler.

18- Hiçbir şey dışarıdan gelmez, her şey içinizden gelir. Olumlu veya olumsuz duygular aniden ortaya çıkmaz. Önce düşünce oluşur zihninizde. Sonra o düşünceye uygun ruh haline bürünür, ilgili duyguyu oluşturursunuz. Nasıl düşünürseniz, öyle yaşarsınız. Duygularınızı kontrol etmek için önce düşüncelerinizi, olaylara bakış açınızı kontrol etmelisiniz. Gönüller sultanı Mevlana şöyle der; “Kardeşim sen düşünceden ibaretsin. Gül düşünürsün gülistan olursun, diken düşünürsün dikenlik olursun.”

19- İniş çıkışları ve her şeyin bu evrende zıttıyla var olduğunu, insanoğlunun her şeyin karanlık tarafınıda öğrenmek zorunda olduğunu kabullenin.

20- Şüphe ile değil sevgi ile iyi geçinin! “Şüphelerimiz haindir ve çoğu zaman kazanabileceklerimizi kaybettirirler.” Sevginizin tüm varlıklara, tüm insanlara akmasına her an izin verin. Onların sunduğu sevgiyi de alın, doldurun kalbinize, nasıl verildiğine bakmayın, herkes kendi bildiği gibi sever.

Hayata ne verirsek onu alırız!

Sevgi, keyif ve bilgelikle...

Hülya Konar

instagram/hulyakonar

twitter/hulyakonar

Yazar Bilgisi

Hülya Konar

Kurumsal Marka ve İşletme Yönetim Uzmanı

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar