Şehir otelciliğinde de fark yaratacağız

NG Güral Hotels'in İcra Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, "Sağlam ve emin adımlarla ilerlemeyi tercih eden bir şirketiz" dedi.

30/05/2015 00:30
Şehir otelciliğinde de fark yaratacağız

Turizm sektörünün köklü otel markalarından NG Güral Hotels, fark yaratan yatırımları ile alanında lider ve öncü olmayı başaran bir şirket. Wellness konseptiyle inşa ettiği otelleriyle sektöründe zirveye ulaşan NG Güral Hotels, edindiği tecrübe ve başarıyı şehir otelciliğine taşımaya hazırlanıyor. İstanbul'da şehir oteli inşa etmeye başlayan NG Güral Hotels'in İcra Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, yeni yatırımları ve gelecek planları hakkında bilgi verdi.

Grubun sektördeki geçmişi ve mevcut varlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ailemizin turizmdeki geçmişi 1960’lı yıllara dayanıyor. Kütahya’da aile yadigarı otelimiz Gül Palas ile otelciliğe başladık.  1980’li yıllara gelindiğinde, turizm sektörünün teşviklerle cazip hale gelmesiyle Güney’de yatırım kararı aldık. 1991 yılında Club Ali Bey ile resort otelciliğe başladık. 2000’lere geldiğimizde ise wellness turizmindeki potansiyeli görerek bu alana yatırım yapmaya karar verdik. 

Sapanca’da wellness konseptiyle otel yapmaya karar verdiğimizde “Ne işiniz var Sapanca’da. Orada bu kadar büyük otele ihtiyaç var mı” şeklinde tepkiler almıştık. Verdiğimiz kararın doğruluğunu bugün daha iyi görüyoruz.  Fakat destinasyonun tanınması için çok emek verdik. Başarımızı sadece isabetli verilmiş bir karara bağlamak tek başına doğru olmayabilir. Tanıtım için verdiğimiz emeklerin de ulaşılan bu başarıda büyük payı var.

Ardından 2012 yılında Afyon’daki tesisimizi açtık. Afyon'daki termal otelimiz de  wellness konseptiyle hizmet veriyor. Bu yatırımımızla termal anlayışla farklı bir boyut getirdiğimizi düşünüyorum.

Grubunuzun turizm dışındaki yatırımları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bizim amiral gemimiz porselen. 1985 yılından buyana faaliyet gösterdiğimiz porselen sektöründe Kütahya Porselen markası ile varız. Ardından Kütahya Seramik, makina fabrikası yatırımı, sofra seramiği gibi alanlarda yatırımlarımız oldu.

Otelcilikte yeni bir yatırımınız olacak mı?

İstanbul’da Basın Ekspres Yolu üzerinde kongre oteli yapacağız. Şantiye kuruldu ve hafriyat çalışmaları başladı.

Basın Ekspres bölgesinde çok sayıda otel açıldı ve açılmaya devam ediyor. Bunu yatırımınız için bir risk olarak görüyor musunuz?

Orada arz artışı kadar talebin de artmaya devam ettiğini görüyoruz.  Otelimizi arz talep dengesini gözeterek doğru bir konseptle konumlandırmaya çalışacağız.

Yeni otelin kapasitesi, konsepti ve açılış tarihi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Minimum 400 odalı olacak. 2017 yılında açmayı planlıyoruz. Bölgenin doğası gereği iş oteli olacak. Fakat belli yenilikler sunmak ve fark yaratmak zorunda olduğumuzun da farkındayız. Artık iki toplantı salonu ile iş oteli olmuyor.  Araç lansmanları gibi farklı organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek salonlar yaparak ürünümüzün niteliğini artıracağız.

Havaalanına yakın olması nedeniyle bölgedeki otelleri havaalanının beslediği sanılıyor. Fakat bu düşünce tam anlamıyla doğru değil. Bölgenin farklı dinamikleri de var. Havalimanının kapanması mutlaka bölgeyi etkileyecektir, fakat uzun vadede yıkıcı bir etkisi olacağını düşünmüyorum.

Son yıllarda açılan otellerin büyük bir bölümü, uluslararası bir marka ile anlaşarak sektöre giriyor. Yabancı markalar İstanbul’da bir gereklilik haline mi geldi?

Sadece iç pazara yöneldiğinizde veya Güney’de kendi isminizle bir şeyler yapabilmek mümkün. Fakat yurtdışından gelen misafirlere hitap eden bir iş oteli söz konusunda olduğunda bilinir markaya olan ihtiyaç daha fazla hissediliyor. Yabancı bir ülkeye giden bir kişi riske girmeyerek tanıdığı ve standartları hakkında bilgi sahibi olduğu markayı tercih eder. Şehir otelciliğinde online booking veya direk rezervasyonların da oranı gittikçe artıyor. Bu da doğal olarak bilinirliliği yüksek markaları avantajlı bir konuma taşıyor.

Yeni otelde hangi mimarla çalışacaksınız?

Barbaros Sağdıç ile çalışıyoruz. İç mimari gruba ise henüz karar vermedik. Bu seçimde, eğer tercih edersek, anlaşacağımız markanın konsepti de belirleyici olacak.

Bölgede sizin dışınızda devam eden çok sayıda proje var. Artan kapasite hakkında neler düşünüyorsunuz?

Bölgede bitmiş, devam eden ve hala düşünce aşamasında olan çok sayıda projenin olduğunun farkındayız. Farkını ortaya koyan otellerin rakipleri arasından sıyrılacağını düşünüyorum.

Diğer yandan artan otel sayısı avantaja da dönüşebilir. Bölge büyük organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek bir kongre vadisine dönüşebilir. Örneğin bazen aynı iş kolundan mağazaların bir araya gelerek çekim merkezi oluşturduklarını görüyoruz. Bu iş de biraz böyle olacak gibi. Oteller verilen hizmetin kalitesini düşürmeden verimliliği gözeterek çalışırsa rekabetin yıkıcı zararları olmayacaktır.

Turizm yatırımlarınızdaki yakın vade planlarınız nelerdir?

İstanbul’da açıkladığım yatırım dışında açıklayabileceğim bir projemiz yok. Elimizde oldukça değerli ürünlerimiz var. Bunların değerini korumak ve geliştirmek için bir takım yenilemeler ve ilaveler yapacağız.

Grubunuzun yatırım ve büyüme stratejisi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Olduğumuz her sektörde, yaptığımız her işte en iyi olmaya odaklanmış bir şirketiz. Her ticari oluşum gibi önümüze çıkan fırsatları değerlendirmek isteriz. Fakat uzun vadeli planlarımızı da her zaman yaparız. Hiçbir zaman agresif büyüme planımız olmadı. Sağlam adımlarla yürümeyi ve kalıcı işler yapmayı seven bir grubuz.

 

Yorumlar